Beğenilme İhtiyacı: Başkalarının Gözünde Yaşamak
Merhaba sevgili ziyaretçiler. Bugünkü yazımızda insanların neden onaylanmaya ihtiyaç duyduğunu ve bunun zamanla kişiliğimizi nasıl etkilediğini konuşacağız. Çünkü bazen insan, kendi gözünde değerli olmayı unutup başkalarının gözünde kabul görmeye çalışır.
Birinci Bölüm
İnsan sosyal bir varlıktır.
Sevilmek ister. Takdir edilmek ister. Görüldüğünü hissetmek ister.
Bunda yanlış bir şey yoktur.
Yanlış olan, insanın kendi değerini tamamen başkalarının vereceği kararlara bırakmasıdır.
Bir süre sonra kişi kendine şu soruları sormaya başlar:
“Beni beğendiler mi?”
“Yeterince başarılı buldular mı?”
“Hakkımda ne düşünüyorlar?”
İşte tam o noktada insanın hayatı kendi merkezinden çıkmaya başlar.
Çünkü artık kararlarını kendi istekleri değil, başkalarının beklentileri şekillendirir.
İkinci Bölüm
Onaylanma ihtiyacı çoğu zaman çocuklukta başlar.
Takdir edildiğinde mutlu olan, eleştirildiğinde değersiz hisseden insan büyüdüğünde de aynı duyguyu taşımaya devam eder.
Bu yüzden bazı insanlar sürekli kendini kanıtlamaya çalışır.
Daha çok çalışır.
Daha çok gösterir.
Daha çok anlatır.
Ama içindeki boşluk yine dolmaz.
Çünkü sorun başarı eksikliği değildir.
Sorun, kişinin kendi değerini kendisinin görememesidir.
Ve ne kadar alkış alırsa alsın, içten gelen eksiklik hissi devam eder.
Çünkü başkalarının verdiği değer geçicidir.
Bugün vardır.
Yarın yoktur.
Üçüncü Bölüm
Zamanla onaylanma ihtiyacı kişiliği değiştirmeye başlar.
İnsan gerçek düşüncelerini saklar.
Hayır demesi gereken yerde evet der.
İstemediği şeyleri yapar.
Sadece kabul görmek için kendi sınırlarını aşar.
Ve fark etmeden bir maske takar.
O maske zamanla öyle alışılır hale gelir ki, kişi kendi yüzünü unutmaya başlar.
Oysa gerçek özgürlük, herkes tarafından beğenilmek değildir.
Kendin olarak yaşayabilmektir.
Çünkü insan herkesi memnun etmeye çalıştığında en çok kendini kaybeder.
Sonuç
Hayat boyunca insanların sevgisine ve takdirine ihtiyaç duyabiliriz.
Ama insanın en büyük dayanağı yine kendi iç sesidir.
Kendi değerini bilen kişi, başkalarının onayına bağımlı yaşamaz.
Eleştirilse de ayakta kalır.
Görülmese de yoluna devam eder.
Çünkü bilir ki gerçek değer, dışarıdan verilen değil; içeride hissedilendir.
Bir sonraki yazımızda insanların neden sürekli kendilerini başkalarıyla kıyasladığını ve bunun ruhsal yorgunluğa nasıl dönüştüğünü konuşmak üzere…
Takipte kalın.
Ve unutmayın: Kendinizi başkalarına anlatmak için harcadığınız enerji, kendinizi tanımak için harcasaydınız hayatınız çok farklı olabilirdi.