Merhaba sevgili ziyaretçiler. Bugünkü yazımızda kötülükle beslenen, başkasının emeğini taklit ederek var olmaya çalışan ve kendi ruhunu başkalarının hayatında arayan insanlardan bahsedeceğiz. Çünkü bazı insanlar üretmez… sadece kopyalar.
Birinci Bölüm
Hayatta bazı insanlar vardır; Kendi yolunu çizmek yerine başkasının izinden yürümeyi seçer.
Ama bu hayranlık değildir. Bu, eksikliğin sessiz bir biçimidir.
Birinin cümlelerini alırlar. Tarzını, hayatını, hayallerini… Sonra bunları kendilerine aitmiş gibi taşırlar.
Çünkü içlerinde gerçek bir aidiyet yoktur.
Kendi ışığını yakamayan insan, başkasının ışığına yaklaşır. Ama ne kadar yaklaşırsa yaklaşsın, yine de karanlık hisseder.
İşte o yüzden bazı ruhlar sürekli taklit eder. Çünkü kendileriyle baş başa kaldıklarında ortada gerçek bir “ben” bulamazlar.
İkinci Bölüm
Kötülükle beslenen insanlar genelde sessiz ilerler. Açık açık zarar vermez gibi görünürler.
Ama içten içe kıyaslarlar. Kıskanırlar. Ve en çok da başkasının huzurundan rahatsız olurlar.
Birinin başarısını küçümser, mutluluğunu gölgelemeye çalışırlar.
Çünkü kendi iç dünyaları eksik oldukça, başkasının doluluğu onlara batmaya başlar.
Ve zamanla şunu unuturlar: Kopya bir hayatın içinde gerçek bir huzur olmaz.
İnsan, başkasına benzeyerek yaşayabilir belki… Ama asla tamamlanamaz.
Üçüncü Bölüm
En yorucu şey, böyle insanlarla aynı ortamda bulunmaktır.
Çünkü enerjileri bile ağır gelir insana. Sürekli izleyen, ölçen, karşılaştıran gözler…
Bir süre sonra fark edersin: Bazı insanlar gerçekten sevmeyi bilmez. Sadece sahip olmak ister.
Başkalarının hayatına dokunurken bile niyetleri temiz değildir.
Ama hayatın değişmeyen bir gerçeği vardır: Taklit edilen şey büyür, taklit eden ise hep geriden gelir.
Çünkü ruhu eksik olan insan, ne kadar rol yaparsa yapsın, içindeki boşluğu susturamaz.
Sonuç
İnsan başkasından ilham alabilir. Ama kendi ruhunu kurmadan yaşarsa, bir ömür eksik hisseder.
Kötülükle beslenen insanlar başkasının enerjisiyle ayakta kalmaya çalışır. Fakat gerçek güç, kimseye benzemeden kendin olabilmektedir.
Ve belki de en büyük yoksulluk şudur: Kendi ruhuna ait hiçbir şey taşıyamamak.
Bir sonraki yazımızda insan ilişkilerindeki gizli kıskançlıkları ve görünmeyen rekabetleri konuşmak üzere… Takipte kalın. Ve unutmayın: Başkasının ışığını çalanlar, kendi karanlıklarını asla aydınlatamaz.